İçerik

Sözcüğü Sözcüğüne Çeviri ve Anlam Odaklı Çeviri

Hazırlayan: Doğukan Bayazıt | Düzelten: Bihter Dalkıran | Son Okuyan: Şevval Duyar

Sözcüğü Sözcüğüne Çeviri ve Anlam Odaklı Çeviri

Tarihsel araştırmalar, çeviri üzerine yürütülen tartışmaların yüzyıllar boyunca üç temel yaklaşım etrafında şekillendiğini söylüyor: Bunlardan ilki, metne sözcüğü sözcüğüne bağlı kalmayı savunan yaklaşımdır. İkincisi, anlamı koruyarak metni yeniden ifade etmeyi temel alan anlam odaklı yaklaşımdır. Sonuncusu ise takliti, yani metni daha serbest bir biçimde yeniden üretmeyi amaçlayan yaklaşımdır. 20. yüzyıla kadar çeviri düşüncesine egemen olan bu üçlü yapının kökeni, çeviriyi yalnızca mekanik bir dil aktarımı olarak görmeyen Antik Roma kültürüne kadar uzanır. Antik Roma’da çeviri, Antik Yunan ve Roma kültürleri arasındaki etkileşimin en önemli aracı ve bir retorik, yani güzel söz söyleme pratiği olarak işlev görmüş ve otoriteyle, prestijle ve edebi değerlerle doğrudan ilişkili bir faaliyet olarak değerlendirilmiştir.


Siyasetçi, hatip ve filozof Cicero, sözcüğü sözcüğüne çeviri ile anlam odaklı çeviri arasındaki ayrımı De Optimo Genere Oratorum adlı eserinde en temel haliyle dile getirmiştir. Ayrıca Cicero, Yunanca söylevleri çevirirken, bunları sözcüğü sözcüğüne çevirmek yerine fikirleri, biçimleri ve ifade gücünü koruyarak bir “tercüman” gibi değil, bir “hatip” gibi çevirdiğini belirtmiştir. Kaynak metnin üslubunun ve okuyucu üzerindeki etkisinin Latince’ye özgü kullanım alışkanlıklarına uygun biçimde yeniden üretilmesi gerektiğini de vurgulamıştır. Bu yaklaşım, kaynak metnin yüzeysel yapısına sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, retoriğin etkili olmasını ve kültürel uyumu ön plana çıkaran Roma dönemi çeviri anlayışını yansıtıyordu. Buna karşılık, “tercümanlık” kaynak metni sözcüğü sözcüğüne takip eden, akıcı olmayan çeviriler üreten sınırlı ve kuralcı bir anlayışla ilişkilendiriliyordu.


Benzer görüşler şair Horatius tarafından da dile getirilmiş ve çeviride sanatsal yaratıcılığın önemi vurgulanmıştır. Horatius, Ars Poetica adlı eserinde çevirmenlerin metinleri körü körüne taklit etmemeleri ve kelimesi kelimesine aktarmamaları gerektiğini belirtmiş, erek dilde estetik açıdan başarılı ve doğal ifadeler üretmeleri gerektiğini savunmuştur. Horatius’un bu vurgusu, anlam odaklı çevirinin önemini daha da güçlendirmiş, onun bu yaklaşımı kendinden sonraki çeviri kuramcılarını da etkilemiştir. Cicero ve Horatius’un görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, erek dildeki retorik etkinin, üslubun ve doğallığın ön planda tutulduğu güçlü bir çeviri geleneğinin temellerinin atıldığı görülmektedir.


Bu gelenek, Kitab-ı Mukaddes’in Latince çevirisi olan Vulgata’yı hazırlayan Aziz Jerome’un çalışmalarında da devam etmiştir. Aziz Jerome sözcüğü sözcüğüne değil, anlam odaklı çeviri yaptığını açıkça belirtmiş, fakat Kutsal Kitap söz konusu olduğunda bu yolu izlemediğini vurgulamıştır. Ona göre, Eski Ahit’in sözdizimi bile ilahî bir anlam taşıdığı için daha sözcüğü sözcüğüne bir yaklaşım gereklidir. Bu durum, çeviri stratejilerinin metnin türüne ve ideolojik sınırlamalarına göre değişebileceğini göstermektedir. Aziz Jerome, dini olmayan metinlerde sözcüğü sözcüğüne çeviriyi reddetmiştir, çünkü bu yöntemin çoğu zaman anlaşılması güç metinlerin ortaya çıkmasına yol açtığını görmüştür. Buna karşılık, Kitab-ı Mukaddes bağlamında, doktrinel otoriteyi korumak amacıyla sözcüğü sözcüğüne çeviriyi önermiştir.

Bu klasik tartışmalar çerçevesinde sözcüğü sözcüğüne çeviri ile anlam odaklı çeviri arasındaki ayrım, zamanla biçim ve içerik, birebir çeviri ve serbest çeviri gibi daha geniş ayrımların temelini oluşturmuştur. Sözcüğü sözcüğüne çeviri, kaynak metnin dilsel unsurlarına ve dilbilgisel yapısına sıkı sıkıya bağlı kalmakla ilişkilendirilirken, anlam odaklı çeviri erek dilde doğal ve etkili bir metin üretmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Bu köklü tartışma yalnızca çeviri kuramının gelişimine yön vermekle kalmamış, aynı zamanda çevirmenlerin üslup tercihlerini, yorumlama süreçlerini ve çevirmenin rolüne ilişkin kararları da şekillendirmiştir.

Kaynakça:

Al-Ali, L. (2024). St. Jerome’s approach to word-for-word and sense-for-sense translation. https://www.researchgate.net/profile/Lamya-Al-Ali/publication/381996517

Munday, J. (2016). Introducing translation studies: Theories and applications (4th ed.). Routledge.