1970'ler ve 1980'ler boyunca çeviribilimdeki en radikal değişim, dilbilim temelli bir yaklaşımdan, erek metnin amacına odaklanan işlevselci bir yaklaşıma geçiş olmuştur. Hans J. Vermeer, Skopos kuramını ortaya koyarak bu değişimin öncülüğünü yapmıştır. Yunancada “amaç”, “hedef” anlamına gelen Skopos terimi, çeviri eylemini tanımlayan merkezi bir kavramdır. Vermeer, çeviriyi belirli bir amaçla gerçekleştirilen karmaşık bir insan eylemi olarak tanımlar. “Çeviri Eylemine İlişkin Genel Bir Kurama Doğru” adlı çığır açan çalışmada Reiss ve Vermeer, her çevirinin kendi skoposu tarafından belirlendiğini, yani bu skoposun çevirmenin kullanması gereken stratejileri belirlediğini savunurlar. Bu yaklaşım, çeviribilimi statik dilsel karşılaştırmalardan uzaklaştırarak daha dinamik ve kültürel farkındalığa sahip bir disiplin haline getirmiştir.
Bu kuramda, “Skopos kuralı” birincil aksiyomdur: Buna göre, çeviri eylemi, çevirinin skoposu, yani amacı tarafından belirlenir. Bu kural, başka iki temel kuralla desteklenir: metin içi tutarlılık (coherence) kuralı ve metinler arası tutarlılık (fidelity) kuralı. Metin içi tutarlılık (coherence) kuralı, bir erek metnin kendi içinde tutarlı olmasını ve kendine özgü kültürel bağlamlar içindeki alıcılar için anlamlı olmasını şart koşar. Yani bu kural, çevirinin erek kültürde bağımsız ve anlaşılabilir bir metin olarak işlev görmesi gerektiğini ima eder. Metinler arası tutarlılık (fidelity) ise kaynak metin ile erek metin arasında bir bağ bulunması gerektiğini ileri sürer. Ancak bu hiyerarşide, skopos en üst noktadadır; yani eğer çevirinin amacı kaynak metinden uzaklaşmayı gerektiriyorsa, profesyonellik gereği bunu yapmak şarttır. Bu yaklaşım, kaynak metni yalnızca yeni bir iletişimsel eylemin başlangıç noktası olarak ele alarak, onu adeta tahtından indirmiştir.
Bu çerçevede çevirmen yalnızca bir aracı değil, bir uzman ve bir kültürel aracı olarak görülür. Çevirmenin birincil rehberi, müşteri tarafından sağlanan çeviri talimatıdır. Bu talimatta ya açıkça ya da üstü kapalı olarak metnin amaçlanan işlevi, hedef kitlesi ve çevirinin niçin yapıldığı belirtilir. Çeviri de bu doğrultuda yapılır. Yani bu kuramda, geleneksel "eşdeğerlik" kavramının yerini, amaca uygun çeviri yapmayı önceleyen "yeterlilik" (Adäquatheit) kavramı almıştır. Çeviri, kaynak metne kelimesi kelimesine benzemek zorunda değildir; talimatta tanımlanan skoposu başarıyla yerine getiriyorsa işlevsel olarak yeterli addedilir. Bu yaklaşıma göre, metnin işlevi sabit kalabilir yahut değişebilir; işlevin değişip değişmediğine bağlı olarak da kelimesi kelimesine çeviriden uyarlamaya kadar amaca uygun çeviri yapmayı sağlayacak çok çeşitli stratejiler kullanılabilir.
Skopos kuramının sunduğu bu özgürlük daha sonra Christiane Nord’un "işlevsellik artı bağlılık" kavramıyla belli ölçüde kısıtlandı. Nord “bağlılık” kavramını, müşteriye çok fazla güç atfedildiğini savunan eleştirmenlere bir yanıt vermek amacıyla ortaya koymuştu. “Bağlılık”, bir çevirmenin hem kaynak yazarın niyetine hem de erek alıcıların beklentilerine karşı ahlaki bir sorumluluk taşıdığını ifade ediyordu.
Skopos kuramı, başarının kullanılabilirlik ile ölçüldüğü teknik, hukuki ve ticari çeviriler için özellikle anlamlıdır. Örneğin, bir kullanım kılavuzu öncelikle talimatları net bir şekilde sunan bir rehber olarak işlev görmelidir; yani açık ve net bir metin yaratmak kaynak metnin sözdizimsel yapılarını aktarmaktan çok daha önemlidir. Skopos kuramı, metni erek kültürde alımlayana, onu kullanana öncelik vererek akademik çalışma ile mesleki uygulama arasındaki uçurumu ortadan kaldırmış olur. Çevirmen ise bu kuramda, kaynak metne bağlı kalmak ile erek metnin işlevselliğini sağlamak arasında bir denge kurması gereken, stratejik kararlar alan bir uzmandır. Küreselleşmiş bir dünyada iletişimsel bağlamın ve çeviri talimatlarının gücünü vurgulayan Skopos Kuramı günümüzde, özellikle de çeviri eğitimi için sağlam bir çerçeve sunmaktadır.
Kaynakça:
Baker, M., & Saldanha, G. (Eds.). (2009). Routledge encyclopedia of translation studies (2nd ed.). London & New York: Routledge.
Munday, J. (2016). Introducing translation studies: Theories and applications (4th ed.). London & New York: Routledge.