İçerik

Çoğul Dizge Kuramı

Hazırlayan: Yunus Emre Karabulut | Düzelten: Ceyda Özdemir | Son Okuyan: Zehra Betül Topal

Çoğul Dizge Kuramı

Çoğul Dizge Kuramı, 1970’li yılların başında Itamar Even-Zohar tarafından geliştirilmiş ve edebiyat ve çeviribilim alanlarında en etkili dizgesel yaklaşımlardan biri hâline gelmiştir. Bu kuram, Rus Biçimciliği ile yapısalcı düşüncenin ortaya koyduğu kuramsal birikimden yararlanır. Bu doğrultuda edebiyatı, yerleşik ve saygın eserlerden oluşan sabit bir yapı olarak değil, birbiriyle ilişkili dizgelerden oluşan dinamik bir yapı, farklılıklar barındıran bir bütün olarak yeniden tanımlar. Bu çerçevede edebiyat, bir arada var olan, zaman zaman birbirleriyle rekabet eden ve birbirlerini şekillendiren çeşitli alt dizgelerden oluşan bir çoğul dizgedir. Edebiyatın bu şekilde tanımlanması edebiyat üzerine değerlendirmelerin de sabit ölçütlere göre değil, dizgesel incelemeler aracılığıyla yapılmasını sağlamış, böylece çeviri edebiyatın ele alınış biçimi de önemli ölçüde değişmiştir. 


Kuramın temelinde çoğulluk anlayışı yatar. Edebiyat dizgesi homojen değildir; içinde farklı türleri, biçemsel yaklaşımları, ideolojik eğilimleri ve estetik normları barındırır. Bu unsurlar arasında bir hiyerarşi vardır ve bunlardan bazıları merkezî konumda yer alırken, bazıları çevresel konumda kalır. Merkezî konum genellikle kurumsal düzeyde kabul görmüş ve kültürel saygınlık kazanmış, yerleşik edebî anlayışlardan ve baskın estetik anlayışlardan oluşur. Çevresel konum ise bunların dışında kalan türleri, yenilikçi yaklaşımları ya da deneysel modelleri kapsar. Ancak bu konumlar sabit değildir. Çoğul dizge sürekli hareket hâlindedir ve merkezî konumlar ile çevresel konumlar arasındaki geçişler geniş çaplı tarihsel ve kültürel süreçlerle bağlantılıdır.


Çoğul Dizge Kuramı’nın çeviribilim açısından önemi, bu kuramın çeviri edebiyatı daha geniş bir edebiyat çoğul dizgesi içinde ayrı fakat o dizgenin ayrılmaz bir parçası olan bir alt dizge biçiminde ele almasıdır. Even-Zohar, çeviriyi ikincil bir etkinlik olarak değerlendirmek yerine, edebiyat dizgelerinin gelişimini etkileyen işlevsel bir unsur olarak görür. Çeviri edebiyatın dizge içindeki yeri tarihsel koşullara göre değişir. Ulusal edebiyat oluşum sürecindeyse ya da edebiyat dizgesi bir kriz döneminden geçiyorsa çeviriler merkezî konuma yerleşebilir. Bu dönemlerde çeviri, yeni anlatım tekniklerini, edebî türleri ve üslup anlayışlarını erek kültüre kazandırarak edebiyat repertuvarının genişlemesine katkıda bulunur. Böyle durumlarda çeviri, yeniliği başlatan birincil etkendir. 


Daha yerleşik ve baskın edebiyat dizgelerinde ise çeviri edebiyat çoğu zaman çevresel konumdadır ve dizge içindeki yerleşik yaklaşımları sorgulamak yerine çoğunlukla onlara uyum sağlama eğilimi gösterir. Çevirmenler de kaynak eserdeki yabancı unsurları korumaktansa, erek kültürde kabul görme ölçütüne öncelik vererek metni erek kültürün beklentilerine göre uyarlamayı seçerler. Yani, Çoğul Dizge Kuramı’na göre çeviri stratejileri yalnızca kişinin dilsel tercihleriyle açıklanamaz; bu stratejiler çeviri edebiyatın dizge içindeki konumu da dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Çeviride yenilikçi yahut yabancı unsurların ne kadar yer aldığı, çevirinin yeterlilik kutbuna mı yoksa kabul edilebilirlik kutbuna mı yaklaştığı, çeviri edebiyatın erek dizgedeki konumuna bağlıdır.


Kaynakça:

Even-Zohar, I. (1978/2012). “The position of translated literature within the literary polysystem”. In L. Venuti (Ed.), The translation studies reader (3rd ed.) (pp. 162–167). London: Routledge. 


Munday, J. (2016). Introducing translation studies: Theories and applications (4th ed.) (pp. 170–175). London: Routledge. 


Palumbo, G. (2009). Key terms in translation studies (pp. 84–85). London: Continuum. 


Shuttleworth, M. (2009). Polysystem. In M. Baker & G. Saldanha (Eds.), Routledge encyclopedia of translation studies (2nd ed.) (pp. 197–198). London: Routledge.